Daha Mutlu Bir Hayat İçin

Daha Mutlu Bir Hayat Yaşamak İçin Kanıtlanmış 2 Teknik

Yaşam işçiliğinin gücünü fark etmek ve kendi hikayenizin kahramanı olmak.

Önemli Noktalar

  • Yaşam işçiliği, insanların psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için yaptıkları yaşam değişikliklerini ifade eder.
  • Yaşam işçiliği daha fazla özgünlük, anlam ve psikolojik iyi oluşu teşvik edebilir.
  • Benzer şekilde, kendinizi hayat hikayenizde önemli bir karakter olarak görebilmek de esenliği artırabilir.

Bu yazıda, daha mutlu ve anlamlı bir hayatın nasıl yaşanabileceğine dair yakın zamanda yapılan iki araştırmanın bulgularını ele alıyorum. Bu makaleler iki tekniği incelemektedir: “yaşam işçiliği” ve “kendi hikayenizin kahramanı olmak”.

Yaşam İşçiliği Nedir?

Bu terim insanların kaderlerini kontrol altına almak, önemli psikolojik ihtiyaçlarını (örneğin özerklik ve bağımsızlık) karşılamak ile otantik ve anlamlı bir hayat yaşamak için yaptıkları kasıtlı değişiklikleri ifade eder.

Emerging Adulthood dergisinde yayınlanan yeni bir makalede, Napier ve işbirlikçileri, yaşam kurma müdahalesinin gelişmekte olan yetişkinlerin daha özgün ve anlamlı bir yaşam sürmelerine nasıl yardımcı olabileceğini tartışıyor.

Yaşam kurma müdahaleleri tipik olarak kişisel değerleri keşfetmeyi, içsel ilgi alanları geliştirmeyi, bakım ilişkilerini beslemeyi, hedefler belirlemeyi ve anlamlı bir yaşam öyküsü oluşturmayı içerir.

Yaşam Kurma Müdahalelerinin Bileşenleri

Bunlar, kişinin hayatı üzerine düşünme ve hayatını şekillendirme sürecine yardımcı olabilecek ifade ve soru örnekleri ile birlikte, hayat kurma müdahalelerinin bazı bileşenleridir.

  • Değerler: Bir değerler listesi içinden en önemli gördüklerinizi seçin. Bu değerleri neyin özel kıldığını ve bunların günlük faaliyetlerinize nasıl yansıdığını düşünün.
  • İçsel ilgi alanları: Günlük faaliyetlerinizden herhangi biri içsel olarak motive edilmiş mi? İçsel motivasyonlu faaliyetler, yalnızca dış baskı veya ödüller nedeniyle gerçekleştirilenlerin aksine, doğası gereği anlamlı ve eğlenceli olanları ifade eder. Günlük yaşamınıza daha fazla içsel olarak ödüllendirici faaliyetler eklemeyi deneyin.
  • İlişkiler: Hayatınızdaki en önemli insanlar kimler ve neden? Onlarla yakın ilişkilerinizi geliştirmenin yolları üzerine düşünün.
  • Sosyal katkılar: Yaptığınız şey başkalarını ve toplumu etkiliyor mu? Nasıl etkiliyor? Davranış, tutum ve hedeflerinizin diğer insanların mutluluğunu ve refahını etkilediği farklı yolları düşünün.
  • Anlamlı hayat hikayesi: Hayatınızı farklı bölümleri olan bir kitap olarak hayal edin. Kitap nasıl başladı? Hangi bölümdesiniz? Bir sonraki bölüme geçmeniz için ne olması gerekiyor? Şimdiye kadar hangi dersler çıkarıldı? Kitabın bir teması var mı?
  • Hedefler: Hayatta neyi başarmak istiyorsunuz? Bunlar romantik ilişkiler, iş, akademisyenler, sağlık ve hobiler gibi alanlardaki hedefler olabilir. Gerçekçi kısa ve uzun vadeli hedefler belirlemek için değerlerinizi ve ilgi alanlarınızı kullanın.

İlgi alanlarımızın daha fazla farkına vararak, değerli hedefler doğrultusunda çalışarak, yaşam öykümüzü şekillendirip yönlendirerek ve başkalarının daha iyi yaşamlar sürmesine yardımcı olarak, önemli psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılayabilir ve yaşamlarımızı “daha bütünleşik, özgün ve anlamlı” hissettirebiliriz.

Kendi Hikayenizin Kahramanı Olmak 

İkinci bir teknik de “kendi hikayenizin kahramanı” olmayı içerir.

Hayatlarımızı zaman içinde gelişen hikayeler olarak görme eğilimindeyiz ve sadece kendi hikayelerimizde değil başkalarının hikayelerinde de karakterleri oynuyoruz.

Bazen kendimizi BÜYÜK karakterler olarak görürüz, kararları hikayeyi ilerleten, eylemleri onları hedeflerine yaklaştıran ve etkileri başkalarının hayatlarında bile hissedilen kişiler. Diğer zamanlarda ise kendimizi KÜÇÜK karakterler olarak görürüz, olaylar ve insanlar tarafından kontrol edilen, bırakın başkalarının hayatını etkilemeyi, kendi hikayelerini bile şekillendirme becerisinden yoksun güçsüz seyirciler.

Goffredi ve Sheldon tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma kişinin kendisini önemli (ve önemsiz) bir karakter olarak algılamasının etkilerini araştırdı.

Journal of Research in Personality dergisinde yayınlanan makaleleri, kişinin kendisini önemli bir karakter olarak görmesinin refahı ve özerklik, yetkinlik ve aidiyet duygularını olumlu yönde etkilediği sonucuna varmıştır.

Araştırmacılar üç çalışma yürütmüştür. İlki, büyük/küçük bir karakter gibi hissetme ile gelecekteki esenlik arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir. İkincisi, katılımcılara hayat hikayelerinde kendilerini büyük/küçük karakter gibi hissettikleri bir zamanı hatırlamalarını söyleyerek bunun refahı ve psikolojik ihtiyaç tatminini (örneğin aidiyet, bağımsızlık, tatmin edici ilişkiler) öngörüp öngörmeyeceğini görmelerini istemiştir. Üçüncüsü, özerk hedef arayışı ile kişinin hayat hikayesinde önemli bir karakter olma algısı arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Ayrıca, temsil duygusunun rolü de değerlendirilmiştir.

Çalışmalar, kendilerini hayat hikayelerinde önemli (ve önemsiz) karakterler olarak gören veya bu tür deneyimleri hatırlayan kişilerin daha yüksek refah, psikolojik ihtiyaç tatmini, eylemlilik duygusu ve özerk hedef arayışına sahip olduklarını ortaya koymuştur.

Dolayısıyla, kişinin kendisini önemli bir karakter olarak görmesi – kişinin eylemleri ve kararları yoluyla dış olayları kontrol edebilmesi – refah ve mutluluğu olumlu yönde etkilemektedir.

Bunun aksine, kişinin kendisini dış olayların merhametine kalmış ya da başkaları tarafından kontrol edilen küçük bir karakter olarak algılaması, kendini yetersiz hissetmesine ve temel psikolojik ihtiyaçlarını karşılayamamasına neden olur.

Uzm. Psikolog Seliyha Elbeyoğlu tarafından web sitesinde kulanılmak üzere Psychological Today’ da yayınlanan makalelerden derlenerek Türkçe’ye çevrilmiştir.