Psikiyatride Kriz
Basit anlamda söylemek gerekirse kriz, düzenli giden durumda meydana gelen bir bozukluktur. Sözlükler ise krizi, belli bir olayı izleyen ve hayati önem taşıyan kritik bir dönem olarak tanımlar.
Psikiyatride ise kriz; bireyin çeşitli durumlar veya yaşam olayları ile karşılaştığında bunlarla baş edemeyecek şekilde ruhsal dengesinin sarsılması hatta kaybı olarak tanımlanır. Kriz psikiyatride koruyucu ruh sağlığı çalışmaları anlamında önemlidir.
Çünkü kriz kişiye hem kendini geliştirebilme şansını veren, hem de bir ruh hastalığına yakalanabilme tehlikesini getiren geçici bir dönemdir.
Sonuç, belli bir noktaya kadar, kişinin sorunu nasıl ele aldığına dayanır. Eğer olumlu sonuçlanırsa, kişi daha güçlenmiş ve yeni başa çıkma becerileri öğrenmiş olarak çıkar ve gelecekteki krizlerde bunları kullanabilir. Ama eğer olumsuz sonuçlandıysa, daha kötü bir uyuma ve olası ruh hastalığına götürebilir.
Unutulmamalıdır ki kriz, patolojik bir durum değildir, hastalık değildir. Her insan yaşamının belirli yaşlarında böyle bir durumla karşılaşabilir.
Kriz; çeşitli duygusal zorlanmalar sonucunda meydana gelen akut ve süresi sınırlı bir denge bozukluğudur. Kişisel iyilik halinde bozulma söz konusudur. Eğer kriz durumu primer olarak bir tehdit şeklinde yaşanıyorsa yüksek oranda anksiyete (kaygı) ile seyreder. Eğer primer olarak kayıp duygusu ile yaşanıyorsa depresif belirtiler ve buna eşlik eden yas görülür.
Psikiyatrik Kriz Türleri
Psikiyatriyi ilgilendiren ve koruyucu ruh sağlığı anlamında müdahale gerektiren krizler aşağıdaki gibidir:
1- Durumsal Kriz: Sorunlu bir durumdan kaynaklanan rahatsızlıktır. Aileye ait bir sorun söz konusudur. Örneğin aile içinde sorunlu bir alkol bağımlısı olması.
2- Yaşamsal Kriz: Bunlar sık görülen, yaşamın akışı içindeki normal değişimlere bağlı olarak gelişir. Örneğin; emeklilik, anne baba olma, evlenme gibi.
3- Travmatik Yaşam Deneyimleri Sonucu Olan Kriz: Söz konusu olan stresörler, ağır dış stresörlerdir. Beklenmedik, kontrolsüz ve duygusal olarak çökertici bir şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar, birden ortaya çıkan, acı verici olan, sosyal kimliği, güvenliği ve hoşnutluk durumunu tehdit eden durumlardır. Örneğin; bir aile üyesinin ani ölümü, tecavüze uğrama, ani iş kaybı vb.
4- Gelişimsel Kriz: Geçmişte çözümlenmemiş, derin ve bastırılmış bir konudaki mücadeleyi yansıtan, kişilerarası ilişkilerle ilgili sorunlardan kaynaklanan bir krizdir. Duygusal olgunlaşma için yapılan girişimleri de kapsar. Bağımlılık, değer karmaşası, cinsel kimlik, otoriteyle ilişkiler gibi konularla ilgili krizler örnek gösterilebilir.
Krizde duygusal yüklenme çok fazla olduğundan acilen kişinin bu yükünün hafifletilmesi gerekir. Bir kriz; bazı şartlar altında geri dönülemez sonuçlar doğurabildiği için (ölüm veya intihar girişimi) agresif ve dürtüsel davranışlara yol açabilir. Ayrıca kişinin ruhsal bozukluklara yatkınlığı varsa ruhsal hastalıkları ortaya çıkarabilir. Kronikleşebilir.
Ruh sağlığı uzmanlarının krize müdahalede iki temel amacı vardır. Duygusal ve çevresel alandaki acil ilk yardımla bireyin ve çevrenin acısı azaltılmaya çalışılması ve kriz esnasında bireyin uyum ve mücadele gücü kuvvetlendirilmesidir. Yani gerginliği azaltmak, kişinin kriz öncesindeki işlevsellik düzeyine geri dönebilecek gücü kazanmasına ve şimdiki durum ile baş edebilmesi için daha etkin düzenekler geliştirmesine yardımcı olmaktır.
Krizlerin bir çoğu önceden kestirilemeyen belli bazı olaylara bağlıdır. Hastalanma, bir yakınını kaybetme, saldırıya uğrama, doğal afetler gibi fırtınalı dönemler yaşayabilir. Bu zorlayıcı yaşam olayları bireylerin yaşamını değiştirir ve yeni duruma herkesin uyum becerisi farklı olabilir. Bazı insanlar bu sarsıcı deneyim üstesinden gelir, bazıları ise denenmiş problem çözme becerilerinin yetersiz kaldığını görür. Akut (geçici) bir alt üst olma dönemi yaşar. İşte tam da bu nedenle böyle zamanlarda psikolojik destek almak krizi avantaja çevirmekte ayrıca ruh sağlığını koruyucu olmaktadır.
