Merhaba,
“Rainer Maria Rilke, genç bir şaire yazdığı mektuplarda, bazı sorulara hemen cevap bulmaya çalışmak yerine, onlarla bir süre yaşamayı önerir”.
Bugün karşıma çıkan bu söz, hayatımızda önemli kırılmalara yol açan olumsuz deneyimlerin içinden geçerkenki hallerimizi düşündürdü bana. Yaşadığımız deneyimin ağırlığı yetmezmiş gibi cevaplamamız gereken yüzlerce soruyla bizi baş başa bırakan zihnimizi.
“Bu neden benim başıma geldi?”
“Nasıl oldu?”
“Neyi anlamadım?”
“Nasıl engelleyebilirdim?”
“Başka türlü davransaydım sonuç değişir miydi?”
Sorular ve sorular…
Sanki yaşadığımız şeyi anlamlandırabilirsek, bir an önce zihnimize üşüşen sorulara cevap bulabilirsek yeniden nefes almaya başlayacakmışız gibi, çırpınan o halimizi.
Oysaki Rilke’nin önerdiği şey tam tersini hatırlatıyor bize:
hayat acele ettirmiyor, acele eden biziz.
Hayatımızdaki her şeyi çözmemiz gerektiğine inanmak, bir tür yetişkinlik laneti sanki. Oysa bazı cevaplar düşünmekten çok, yaşamaktan gelir. Yaşadığımız deneyimin ağırlığıyla ve o sorularla birlikte, sabırla yaşamaktan. Her şeyi hemen anlamak mümkün değildir, ne kadar yetişmiş yetişkinler olsak da. Zamanla anlarız bazı ilişkilerin neden sona erdiğini, bazı kararların bize ne öğrettiğini ve bazen de bazı şeyleri hiç anlayamadan kabul ederiz.
Bu yüzden belki de kendimize her zaman,
“Bunu nasıl çözeceğim?”
diye sormak yerine,
“Şu anda kendime nasıl eşlik edebilirim?”
diye sormamız gerekir.
Epiktetos’un vurguladığı gibi değil mi hayat? bazı şeyler kontrolümüz altındadır, bazıları ise değildir. Başkalarının kararlarını, geçmişte yaşananları veya hayatın getireceklerini kontrol edemeyiz. Ama bugün ne yapacağımıza ve kendimize nasıl davranacağımıza karar verebiliriz. Ve kendimize, başımıza ne gelirse gelsin elimizi tutacağına emin olduğumuz bir ebeveynin şefkatli sesiyle “hayatın bütün cevaplarını henüz bilmiyor olsak da, yine de yolumuza devam edebileceğimizi” hatırlatmak.
Bugün kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
- Kendime bugün nasıl daha iyi eşlik edebilirim?
Evet biz bir yetişkiniz, ama her şeyi bugün çözmek zorunda değiliz. Bazı cevaplar biz yürümeye devam ederken gelecek, bunu deneyimlemeye izin verebiliriz.
Sevgilerimle,
Seliyha.
Bu tür yazıları zaman zaman e-posta yoluyla almak isterseniz, Seliyha Elbeyoğlu’ndan Notlar’a buradan katılabilirsiniz.
